T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
İZMİR / TİRE - Tire Anadolu İmam Hatip Lisesi

Bir Yıldız Bir Hilal, İlelebet İstiklal!

Okulumuz 11/A sınıf öğrencisi Merve Gülsüm Dolumay Tire İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Ortaöğretim Kurumları öğrencileri arasında düzenlenen "Bir Yıldız Bir Hilal, İlelebet İstiklal!" konulu Kompozisyon yarışmasında 2. olmuştur. Öğrencimizi ve öğrencimizi yarışmaya hazırlayan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ayşe KAYA'yı tebrik ediyoruz.

İSTİKLAL HASRETİ

                    Çanakkale’yi özlüyorum..! Sessiz haykırışlar geliyor topraktan..! Duyanınız var mı? Kıpkızıl dalgalar çarpıyor Conkbayırı tepesine..! Ya. o  kızıl kana boyanmış mübarek çöl toprağını göreniniz var mı? Yaşayanınız var mı Çanakkale’de? Kut’ul Amare’de?

                    Her milletin çetin mücadelelere girerek kazandığı veya kaybettiği savaşları vardır. Türk milletinin şanlı tarihinde, neticesi ne olursa olsun, dillerden düşmeyen savaşları olmuştur. Tarihte eşi benzeri görülmemiş savaşlar ve galibiyetler şanlı Türk milletine aittir. Mesela bütün dünyaya ‘’Çanakkale Geçilmez’’ dedirten Çanakkale Zaferi ve komutanına  ‘’Çöl Kaplanı’’ unvanını kazandıran Kut’ul Amare Zaferi...!

                   Batı’nın yekvücud olduğu, Türk milleti ve Mustafa Kemal Atatürk’ün karşısında diz çökmek zorunda kaldığı, yüzyıllar boyu unutulmayacak bir destanın yazıldığı, 1914 yılı 3 Kasım-1915 yılı 18 Mart tarihlerinde, meleklerin iki mavilik arasından getirdiği selamıyla kazanılan muhteşem deniz zaferi,asla geçilemeyecek olan ÇANAKKALE..!

                  Bir başka diyarda, bu sefer çöl sıcağında, 6 Kasım 1914’te vatan sınırı Kut bölgesinde bir kaplanın gözü parladı. Sayımız azdı ama umudumuz, inancımız her şeydi.                                                             İngiliz’in tek amacı ‘’Hasta Adam’ın’’ fişini çekmekti. Kana susamış bir canavar misali saldırıya geçen İngiliz askeri; karşısında mermisi olmayan tüfeklerle ‘’Allah u Ekber!’’ nidalarıyla gözü kapalı ölüme koşan Türk askerinin cesareti karşısında ağır kayıplar verdi. Melekler bu sefer göğün mavisinden, çölün kızıl sıcağa selam getirdiler. İngiliz komutanı Townshend, Çöl Kaplanı Halil Kut Paşa’ya sunduğu rüşvetin kabul edilmesi için günlerce bekledi. Rüşvet, misliyle reddedilip kabul görmeyince yenilen ve çaresiz kalan İngilizler, 29 Nisan 1916’da Türk askerine teslim olmak zorunda kaldı.

                 Ne mutlu, ne şanlı zaferler…!

                 Şimdi yaşım 17! Aynalara bakıyorum, arkadaşlarımın gözlerinin içinde arıyorum her şeyi. Sonra telefon düşmeyen ellere, kötü alışkanlıkların cazibesine takılmış bedenlere  takılıyor gözlerim. Derin kederlere dalıyorum. Nasıl oldu da bu zaferleri kazanan ecdadın torunları bu hale geldik.? Vatan toprağıma haykırasım geliyor. Sessiz çığlıklara, hıçkırıklara dönüşüyor sözcüklerim. Kelimelerim diziliyor boğazıma; yutkunamıyorum bile.!

                Mehmed’im, Mustafa Kemal’im, Halil Kut Paşa’m görseydiniz bu günümüzü, bakar mıydınız yüzümüze? Hani Çanakkale ruhu? Hani çöldeki kaplanın azmi? Hangi bedende can bulacaklar?

                 Kızamam hiç kimseye biliyorum. Kızmak çözüm değil onu da biliyorum. Aldığım her nefeste, içtiğim her yudum suda, yediğim her lokmada hakkınız var. Sizin kadar cesur olup ölüme koşamam belki ama bu vatanı ilelebet payidar kılmak için dimdik ayakta duracağım,! Yaşayacağım.! Yaşatacağım.!      

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 03.03.2025 - Güncelleme: 07.03.2025 09:13 - Görüntülenme: 63
  Beğen | 1  kişi beğendi